>> CEREN'İN İLK DENİZ MACERASI(çeşme seyahatimiz)

      Bu hafta ablam yani Ceren'in Ayten teyzesi İstanbul'dan ziyaretimize geldi.Ablamın gelişi hepimizi çok sevindirdi özellikle de  Ceren'i  "Ayten teyzeeeeee" diye  hiç peşinden ayrılmıyor.Ne de olsa tek teyzesi...
     Daha önceki yazımda yeni taşındığımız evden bahsetmiştim, denize bu kadar yakınken onu uzaktan, balkondan seyretmek çok ağrımıza gitti.Biz de hazır ablam da burdayken Çeşme'ye gidelim dedik.Babamız çalıştığı için gelemedi tabi ,bizde üçümüz(ceren,ben ve kızımın Ayten teyzesi) çarşamba sabahı çıktık 2 günlük çeşme seyahatimize.
    Ceren bebekliğinden beri çok sever banyo yapmayı,küvette ya da şişme havuzunda oynamayı.Bende bu yüzden denize de çabuk alışacağını düşünmüştüm hep... ama yanılmışım.Üzgün
İlk gün hiç yaklaştıramadım denize ,hatta bırakın denizi kumsalda ayağına kum geldiğinde bile "pis oldu" diye hemen temizlettiriyordu.Bir  süre sonra kuma alıştı ama onun için en güvenli yer yinede  plaj sediriydi.O gün fazla zorlamadım denizden korkmasın diye.Sadece kumsalda kovasıyla oynadı.Ertesi gün kendisi daha yola çıkmadan "denize gidelim kumla oynuycam " demeye başladı.Ben epey umutlandım tabi en azından denizden korkmuyordu...
    Biz yine sakin sakin kumsalda oynamaya başladık tabi en güvenli yerimizde denizden en uzak mesafe de duvarın dibindeKaş çatmış...Bir ara Ceren'den 7  ay büyük bir arkadaş geldi yan tarafımıza adı İrem.Ben daha da umutlandım  kıskançlık var ya birazda...İrem bebekliğinden beri denize giriyor balık olmuş resmen.Annesi hemen kremledi taktı kolluklarını girdiler beraber denize girerken arkadaşı Ceren'i çağırmayı unutmadı tabi.Ceren deki kıskançlık bir anda cesarete dönüştü..."Kızım hadi gidip İremle oynayalım denizde" diyerek ikna ettik Ceren'i.Hemen kolluklarını geçirdik arkadaşının peşinden girdik denize.Henüz kucağımda götürüyorum ama daha ıslanmadı bile...Bir kaç dakika kadar İremle oynar gibi yaptı kucağımda  ama dalga gelipte cereni ıslatınca herşey tuzla buz oldu,tekrar korkmaya başladı.Çok kısa süreliğine ayaklarını batırdım denize ama dalgayla beraber Ceren'in cesareti çoktan kaybolmuştu.Yine fazla zorlamak istemedim çıktık denizden.
  
  BURASI CEREN'İN EN GÜVENLİ YERİ ,DENİZDEN EN UZAK MESAFE DUVAR DİBİ

             




İŞTE CEREN'İN EN KORKULU ANLARI...







BU DA AYTEN TEYZEMİZ (CANIM ABLAM)





Kısa da olsa Ceren'le ilk deniz maceramız böyle.Bir kaç hafta sonra babamızla tekrar gideceğiz.Ceren de birçok kız çocuğu gibi babasına fazla düşkün.Onunla beraber denize daha kolay alışacağını düşünüyorum umarım yanılmam...Herkese iyi tatiller....

>> GÜNEŞİN BATTIĞI YER( YENİ EVİMİZ )

    Profilimi inceleyenler daha önce  Manisa'da oturduğumu bilir şimdi İzmire taşındık.Aslında ne Manisalı ne de İzmirliyiz ama yaşam koşulları işte ,hayatın bizi hangi şartlarda nereye sürükleyeceğini önceden bilemiyoruz.Eskiden hep derdik ya ekmek aslanın ağzında diye şimdi gerçekten midesinde oraya ulaşmak için de epey çaba sarfetmek gerekiyor...
    Epey zahmetli olsada nihayet taşındık ve yerleştik evimize.Abartısız söylüyorum tam anlamıyla güneşin battığı yerdeyiz...

Bir gün daha geçmekte
Ve hatta bitmekte,
Güneşin battığı yerdeyim
Bulutlar kızıla bürünmüş
Güneş ufukta
Saklanmaya çalışmakta
Gün batımındayım
Demlemişim sevdamı
Yudum yudum içiyorum(alıntıdır)






Akşam saatlerinde çayımı ve sigaramı alıp balkondan gün batımı seyretmek en büyük zevkim şimdi.İnsanın burda şair olası geliyor ama nerde bende o yetenekGözler.Şimdi şair ruhlu bir blog yazarı olsaydı bu yazıyı yazan okumak ne de keyifli olurdu ama.Üzgünüm size bu keyfi yaşatamıyorum...


Yeni yerleşim yerleri hep tepededir ya(çünkü aşağılarda yer kalmamıştır) taşındığımız evin manzarası bu yüzden de harika.Karşıda görünen yerde ege denizi ve adalar.(Bir rivayete göre yunan adaları bile görünüyor).





Yeni bir ev ,yeni beklentiler ve yeni umutlar demektir aslında.Yeni bir çevre, yeni bir hayat la beraber  yeni bir  güne merhaba demektir.Yenilerle ve güzelliklerle dolu bir hayat dileğiyle...


Gün biter gülüşün kalır bende
anılar gibi sürüklenir bulutlar
Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de...(alıntıdır)
 



 

>> bir bardak çay deyip geçmeyin...



Evet bir bardak çay deyip geçmeyin aslında birçok gerçegi gösterir, hayatımızdan bir kesittir.isterseniz başlayalım.

Çayın Alt Demliği
"KAYNANADIR"
Sürekli Kaynar Durur.
Hatta:
Dikkat edilmezse
TAŞABİLİR

Üst demlik
" GELİNDİR"
Alt demlik kaynadıkça
onunda
Hareketi artar.

Ama Zamanla da
Olgunlaşır ve Demlenir.......

"GELİNİN KOCASI
ise
Bardaktır.
Her iki Çaydanlıktanda da
Yeterince Nasibini Alır.
Biraz Kaynana Doldurur onu;
Birazda Gelin...

Bu nedenle de
Denge Unsurudur.

Açık yada Demli çayın Hoşa gitmemesi
Bundandır.....

"ÇOCUKLAR"Çayın Şekeridir.
Tat verir.

Çok Şeker
Çayın Lezzetini Bozar.

Şekersiz Çaya alışanlara ise
Bir tanesi bile...
Fazla Gelir.....

"GÖRÜMCE"
ise
Çay kaşığıdır.

Arada Bir gelir;
Karıştırıp Gider....

"KAYINPEDERE GELİNCE"
oda
" Çay Tabağı"dır.
Çayın Demine, Suyuna Karışmaz;
Bir Kenarda
Lök Gibi Oturur.
Sadece Dökülenleri Toplar
ve çevreye zarar vermesini engeller.

Ancak;
Ara sıra boşaltılması gerekir,
Yoksa Taşıp
Herşeyi Berbat edebilir.

"ÇAY SÜZGECİ"
Ailenin Sahip olduğu Değerlerdir.
Aileyi Dış Müdahalelerden Korur.

Delikler Büyük olursa !
Çayın Tadı Kaçar.

Suyu Isıtan
"ATEŞ" ise

HOŞGÖRÜDÜR.

O Olmadan
Çayda Olmaz.

KISACASI
Bir Bardak Çay

"AİLEDİR"
ve
Ağız Tadıyla içilen
Bir Bardak Çayın
Üstüne Yoktur..

HERKESE AFİYET OLSUN...

>> işte abajurumuz...

        Bir yıl önce başlayıpta bugün bitirdiğimiz abajurumuzu tanıtacağım bugün.Fazlasıyla emek isteyen bir  abajur oldu ama emeğimize değdi.İnsan kendi el ürünü birşeyi kullanırken dahamı güzel oluyo ne.Eşim bunları yapmak için o kadar uğraştıki aşama aşama anlatmadan edemeyeceğim.
        Evet geçen sene yapmaya karar verdik bu abajuru ufak ufak ta başladık yapmaya, ne lazımdı bize kıl testere , mdf,tutkal...aldık onları da,ahşap boyalarımız zaten vardı.Önce desenleri mdf lerin üzerine çizdik ama biz bunları fırsat buldukça yaparken kış geldi ve bizim iş yarım kaldı.Çünkü bahçede yapıyoruz ahşap işlerimizi birde bahçenin arka tarafında küçük bir oda var orayı atölye gibi kullanıyoruz.Ancak kışın soğuklarda çalışması zor olduğu için bıraktık bizde.
        Aradan yaklaşık bir yıl geçti ve havalar ısınır ısınmaz eşim hemen tezgahını kurdu ve kesme-oyma işlemlerine başladı
     

Mdfleri kesip biçtikten sonra sıra geldi yapıştırmaya.Ben bu arada ne mi yapıyorum tabiki eşime yardım ediyorum ama çoğu zaman sadece izliyorum arada da resim çekiyorum...

       


Yapıştırma işlemi ve boşlukların doldurulması da yaklaşık 3-4 gün sürdü nihayet boyamaya sıra geldi.Kesip oyması kadar boyaması da epey zor oldu.O kadar çok desen var ki üzerinde özellikle de aralarının boyanması çok zamanımızı aldı...Üst kısmı normal boyadık alta da yaldızla eskitme tekniği uyguladık.


    


Bu da bitmiş hali


VE NİHAYET MUTLU SON...ARTIK ABAJURUMUZ ODAMIZDA.....




>> son yaptığımız ahşap objeler(İstanbul yolculuğu öncesi)

       Bu haftasonu Cerenle beraber İstanbula yolculuk var.Anneannemizi ve teyzemizi ziyarete gidiyoruz.Giderken de eli boş gitmek olmaz dedik.Düşündük taşındık (tartıştık) en güzel hediyenin kendi el emeğimiz olacağına karar verdik.Sandığı anneme, tepsiyi de ablama yaptık.(umarım ablam bu aralar blogu ziyaret edip te görmez hediyeleri,sürpriz olacak çünkü)
        Beğeneceklerini umuyoruz....

oyma sandık üzerine çatlatma ve dekupaj uyguladık...





Kesme-oyma tepsi üzerine eskitme tekniği






bu da kendimize yaptığımız ahşap oyma üzerine çatlatma tekniğiyle dekoratif mumluk


>> ahşap tepsi üzerine dekupaj çalışması

Eşimle beraber en büyük hobimiz ahşap boyama.Havalar da ısındı ya artık akşamları yemek yedikten sonra kuruyoruz bahçeye tezgahımızı başlıyoruz boyamaya.tepsiler ,kutular...vb. çeşitli ahşap objeler.sadece boyamayla sınırlı değil yaptıklarımız eşim diye söylemiyorum çok marifetlidir elleri aynı zamanda kesme ve oyma da yapıyor asıl işinden geriye kalan vakitlerinde.Burda yayınladıklarımızın hepsi kendi ürünlerimiz.Şimdi oyma abajur üzerine çalışıyor günlerini aldı ama az kaldı bitmesine birde küçük tepsi oydu ki şirin mi şirin...boyama işleri bitsin onları da yayınlayacağım.Kısacası eşim oyuyor ben boyuyorum.Bunların çoğunu hediye veriyoruz ama almak isteyenlere de satmıyor değiliz.
                     Aşağıda son yaptığımız dekupaj çalışması tepsileri göreceksiniz.


a1
 Bu tepsideki çiçeklerin  kenarları simlerle kaplı ve boyutlu boyayla çiçekler ön plana çıkarılmış ama resimde pek belli olmuyor tabi...

a2

a3

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

a