hayatın her alanında paylaşmak güzeldir

Çocuklarda Bahar Nezlesine Dikkat

27/4/2008 -Kategori: cocuklarimiza dair hersey

Kızımız Ceren yaklaşık 1 aydır sürekli rahatsızdı ve antibiyotik tedavisi görüyordu.Burun akıntısı,öksürük,kusma ve son olarakta ateşinin 39 a çıkması bizi epey endişelendirdi.Her hafta doktora götürüyordum ve yine antibiyotik ve öksürük şurubu veriyordu.baktıki bu tedavi sonuç vermiyor son olarak sabah akşam yaptırmak üzere iğne verdi...Şimdi çok daha iyi sadece biraz öksürük kaldı.Bunun en büyük nedeni de- şu anda biçok çocuğun sıkıntısını çektiği- baharın gelmesiyle artan alerjik hastalıklar...
       Bununla ilgili yaptığım araştırmada rastladığım bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum
.

"Bahar aylarının gelmesiyle birlikte, çocuklarda farklı etkenlere bağlı olarak üst solunum yolu problemleri artabilimektedir. Bunlar arasında burun ile ilgili yakınmalar ön sırayı alır. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, burunda kaşıntı en sık görülen semptomlardır. Burundan geriye doğru olan akıntı sebebiyle bazen uzun süren öksürükler de tabloya eşlik edebilir.

Bahar aylarında farklı tipte virüsler (örneğin Rhinovirus, RSV, Influenza gibi) hastalık nedeni olarak ortaya çıkabilirler. Bu virüsler daha çok solunan hava ve yakın temas ile bulaştıklarından, yuvaya, okula giden ve kalabalık kapalı alanlarda zaman geçiren çocukların etkilenme olasılığı daha fazladır.

Viral enfeksiyonlara bağlı burun problemlerinde çocuk doktorunun önereceği burun damlaları veya burun solüsyonları ile burun yollarını açık tutmak ve temizlemek çok önemlidir. Çoğunlukla özel bir ilaç tedavisi gerekmeksizin yakınmalar kendiğinden geçer. Bu dönemde sıvı alımının arttırılması gerekmektedir. İçeriğinde değişik ilaç bileşenleri olan nezle – grip ilaçlarının rutin kullanımı önerilmemektedir.

Çocuğun nezle – grip yakınmaları uzamışsa (3 günden fazla), öksürük ve yüksek ateş de tabloya eşlik ediyorsa mutlaka çocuk hekimine başvurulmalıdır. Çocuklarda bahar nezlesi sık tekrarlıyor veya uzun sürüyorsa allerjik kökenli olduğu düşünülebilir. Ailede allerjik hastalıklar varsa, çocuklarda da bu problemlerin görülme sıklığı daha fazladır.Allerjik nezle genellikle mevsim dönümlerinde, yani ilkbahar ve sonbahar aylarında daha sık görülür. Çocuklarda şeffaf, uzun süren burun akıntısı, burun kaşıntısı veya uzun süren burun tıkanıklığı mevcuttur.

Bu yakınmaların nedeni farklı türde polenler olabildiği gibi, ısı ve nem oranındaki farklılıklar da olabilir. Uzun süren yakınmalar nedeniyle günlük hayat kalitesi azalabilir, okul performansı etkilenebilir. Bahar nezlesinin allerjik kökenli olduğundan şüphe edilirse, çocuk doktoruna danışılarak, gerekli görülürse tetkik ve koruyucu antiallerjik tedavi planlanabilir. "

alıntı: akillibebek.com

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Gıdaların Renkleri Çocuğunuzun Hareketlerini Etkileyebilir

11/4/2008 -Kategori: cocuklarimiza dair hersey

Çocukların severek tükettiği abur cuburlar renk ve şekilleri ile göz alırken aynı zamanda farklı tatları ve aromaları ile damak zevki için farklı alternatifler sunuyor. Çocukların yanı sıra zaman zaman yetişkinler tarafından dahi tercih edilen; cips, çikolata, şekerleme gibi gıdalar sanıldıkları kadar masum mu? Araştırmalar, gıdalardaki katkı maddelerinin küçük çocuklardaki hiperaktivite ve dikkat eksikliği gibi psikolojik bozukluklarda da rolü olabileceğini ortaya koyuyor.

Suadiye Memorial Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Oya Yüksek, “Gıdalardaki katkı maddelerinin çocuk gelişimindeki olumsuz etkileri” hakkında bilgi verdi.

Gıda Katkı Maddesi; tek başına gıda olarak tüketilmeyen veya gıda ham veya yardımcı maddesi olarak kullanılmayan, tek başına besleyici değeri olan veya olmayan, seçilen teknoloji gereği kullanılan işlem veya imalat sırasında kalıntı ve türevleri mamul maddede bulunabilen, gıdanın üretilmesi, tasnifi, işlenmesi, hazırlanması, ambalajlanması, taşınması, depolanması sırasında gıda maddesinin koku, tat, görünüş, yapı ve diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenmeyen değişikliklere engel olmak ve düzeltmek amacıyla kullanılmasına izin verilen maddelerdir.

E Kodu Nedir ?

Gıda katkı maddelerini tanımlamak ve herhangi bir karışıklığa yol açmamak için kullanılan Avrupa Birliği’nin (EC) simgesi olarak E harfi ve üç rakamlı sayıdan ibaret kodlardır. Avrupa Birliği tarafından her katkı maddesi için belirlenir. Doğal veya sentetik olsun gıda maddelerinde kullanılan ve katkı maddesi olarak tanımlanan tüm kimyasallar bu kodlama sisteminin içindedir.

Katkı Maddeleri Sınıfları Nedir?

Gıda katkı maddeleri işlevlerine göre şu şekilde sınıflanabilir: koruyucular, tatlandırıcılar, antioksidanlar, renklendiriciler, tatlandırıcılar, kekleşmeyi önleyiciler, stabilizerler, emülgatörler, taşıyıcılar, taşıyıcı solventler, asitler, asitliği düzenleyiciler, aroma arttırıcılar, emülsifiye edici tuzlar, hacim arttırıcılar, itici gazlar, jelleştiriciler, kabartıcılar, kıvam arttırıcılar, köpük oluşturucular, köpüklenmeyi önleyiciler, metal bağlayıcılar, modifiye nişastalar, nem tutucular, paketleme gazları, parlatıcılar, sertleştiriciler, stabilizörler, taşıyıcılar, topaklanmayı önleyiciler, un işlem maddeleri…

Renklendiricilere Dikkat!!!

İngiltere’de Southampton Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçları The Lancet medical journal’da yayınlanmış ve buna göre; renklendirici denilen boya katkı maddelerinin çocukların hiperaktivite veya ADHD (Attention Deficit Hyperactivity Disorder) davranışları üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği bildirilmiştir. Bu yüzden hiperaktif davranışlar sergileyen çocuklarda da bunları içeren gıda tüketiminde dikkatli olunması yönünde uyarılmıştır.

Çalışma sonunda; 8-9 yaş arası çocukların boya katkılarından olumsuz etkilendiği tespit edilmiştir.3 yaş grubunun ise sadece ilk karışımdan etkilendiği belirlenmiştir.

Renklendiriciler ve Bulunduğu Gıdalar

Renklendiriciler ;

- Sunset yellow ( E 110)
- Tartrazin ( E102)
- Karmoisine (E 122)
- Panceau (E 124)
- Quinoline ( E 104)
- Allura red ( E 129)
- Koruyucu : Sodyum Benzoat ( E 211)

Bulunduğu Gıdalar ;

Meyve ezmelerinde, boyalı gazlı içeceklerde, hazır pudinglerde, kek karışımlarında, toz kremalarda, çorbalarda, soslarda, dondurmalarda, tatlılarda, sakızlarda, jellerde, marmelâtlarda, meyveli yoğurtlarda, reçellerde, ketçap, mayonez, hardallarda ve gliserinli, limonlu ve ballı ürünlerle birlikte pek çok modern gıda maddesinde…

Unutulmamalıdır ki; çocuklardaki hiperaktivite; genetik faktörler, erken doğum (prematüre), çevresel, yetişme/yetiştirilme gibi birçok faktöre bağlıdır. Katkı maddeleri ise sadece etkenlerden biri olabilir. Bu yüzden mutlaka sağlıklı besin seçimlerinin çocuklara öğretilmesi gerekir. Özellikle hazır gıdaları olabildiğince az tutmak çocukların sağlığı açısından önem taşımaktadır.

Etiket Okuma Alışkanlığını Çocuğunuza Kazandırın!!!

Özellikle öncelikle anne babaların aldıkları gıdaların etiketlerini okuma alışkanlığı elde etmesi ve çocuklarına da bu alışkanlığı kazandırması gerekmektedir.

kaynak: akillibebek.com

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Aşılar hakkında merak edilen 10 soru

11/4/2008 -Kategori: cocuklarimiza dair hersey

Anne ve babalar çocuklarının doğumundan itibaren yapılacak aşılar hakkında çeşitli sorular soruyor. Aşılamanın önemi konusunda yeterli bilinç oluşsa da yanlış bilgilere sahip olunduğunu belirten Acıbadem Kocaeli Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Kaya, aşılar hakkında en çok merak edilen 10 soruyu belirleyerek yanıtlarını açıkladı.

Anne ve babaların aşılar hakkında en çok merak ettiği sorular ve yanıtları şöyle:

1- İçinde virüs ya da bakteri bulunan aşılar zarar veriyor mu?

Aşıların canlı ve toksoid olmak üzere başlıca iki türü bulunuyor. Canlı aşılarda zayıflatılmış olarak bakteri veya virüs bulunuyor. Vücudun bağışıklık sistemi bu yarı canlı virüs ya da bakteriyi yeniyor. Böylece o hastalığa karşı korunma sağlanmış oluyor. Vücuda zarar vermiyor.

2- Aynı günde iki canlı aşı yaptırılabilir mi?

İki canlı aşı aynı günde yapılabildiği gibi farklı türde aşılar da aynı günde yapılabilir. Aynı bölgeye yapmamak kaydıyla bir mahsuru yoktur. Hatta karma aşı denilen bazı aşılar tek enjeksyonda uygulanmaktadır. Bu şekilde yan etkide artma olmadığı gibi bağışıklıkta da azalma olmaz. Sadece aynı aşı tekrar dozları arasına belirli bir süre koymak gerekir. Bu süre genelde 1-2 ay kadardır.

3- Karma aşı hangi hastalıklardan koruyor?

Karma aşı denen aşı, difteri, tetanoz, boğmaca, çocuk felci aşılarını kapsar. Uzun yıllardır başarı ile uygulanan bu aşı sayesinde bu 4 hastalıkta neredeyse hiç görülmüyor. Son yıllarda karma aşıyla birlikte artık menejit aşısı da sağlık ocaklarında zorunlu olarak yapılıyor.

4- Zatürre aşısı mutlaka yapılmalı mı?

Yaklaşık 8-10 yıl önce ülkemizde uygulanmaya başlanan zatürre aşısı 2 yaş üstü ve bazı özel hastalar için kullanılmaktaydı. Ancak son 2-3 yıldır artık 2 aylıktan itibaren yapılabilen yeni bir zatürre aşısı kullanmaktayız. Bu aşı karma aşıyla birlikte yapılabildiği gibi farklı zamanlarda da yapılabilmektedir. Sadece zatürre hastalığından değil aynı zamanda bu bakteri ile oluşan orta kulak iltihabı ve sünizitlerden de korumaktadır. Bu nedenle yapılmasında mutlak fayda vardır. Ancak henüz zorunlu rutin aşılar arasında değildir.

5- Suçiçeği aşısı zorunlu mu?

Su çiçeği aşısı da zorunlu aşılardan değil. 12 aylıktan sonra yapılıyor. Su çiçeği hastalığı bazen iyileşme döneminde ciltte kalıcı skar dediğimiz izlerden yapabildiği için yapılmasında fayda var. Aynı şekilde hepatit A aşısı da zorunlu değil ve iki yaşından sonra yapılıyor. Ama bazı özel durumlarda aşı 1 yaşından itibaren yapılabiliyor. Hepatit A genelde iyi seyirli bir hastalık ama nadirde olsa kalıcı karaciğer hasarlarına yol açabileceğinden aşının yapılmasında mutlak fayda var. Ancak her iki aşıda henüz zorunlu aşılar grubunda değil.

6- İshal aşını yaptırmak yararlı mı, ne zaman yapılmalı?

İsteğe bağlı yapılan ishal aşısı da çıktı. Yaz aylarında ishal çocuklar açısından çok büyük sorun oluyor. Aşı sadece rota virüse karşı koruma sağlıyor. Ama ishal vakalarının çoğu zaten rota virüslerle oluştuğundan aşı iyi bir koruyuculuğa sahip. Altıncı aydan önce damla şeklinde iki doz halinde yapılıyor. Ekonomik açıdan henüz çok kolay ulaşılabilir bir aşı olmamakla birlikte faydalı olduğu tartışılmaz.

7- Aşılar çocuklarda kısırlık yapıyor mu?

Özellikle bu konuda sorular soruluyor. Aşıların hiçbiri kısırlık yapmıyor. Ailelerin endişelenmesine gerek yok.

8- Yaptırdığımız aşıyı, aşı kampanyalarına katılıp tekrarlamak yararlı mı?

Aşının ne kadar çok tekrar dozu yapılırsa koruyuculuk da o kadar uzun sürer. Aileler tüm aşılarını yaptırıp, Sağlık Bakanlığı kampanyalarına da katılsalar fazla doz aşının bir zararı olmaz.

9- Komşunun çocuğunda kızamık hastalığı var. Çocuğumuz da hastalansa daha iyi değil mi?

Bazı aileler, aşılama yerine, hazır salgın çıkmışken çocuklarına da hastalığın bulaşmasını ve böylece hastalığı çocuklukta geçirip atlatmasının daha iyi olacağını düşünüyor. Bu yanlış, çünkü her çocuk kızamığı çok hafif geçirmiyor, çok ağır geçiren de var. Bu nedenle en doğrusu aşılanıp hasta olmamaktır. Kızamık aşısını kızamıkçık ve kabakulakla birlikte üçlü aşı olarak yaptırmakta fayda var. Çünkü kızamıkçık hastalığının gebelerde düşük yapma tehlikesi var. Bu nedenle bu aşıyı 12'inci aydan sonra tek doz olarak kızamıkçık ve kabakulakla kombine yapmakta büyük fayda var.

10- Aşı olduktan sonra çocuğumuz hiç mi hastalanmayacak mı?

Bu söz konusu değil, çünkü hiçbir aşı yüzde 100 korumuyor. Düşük bir olasılıkla da olsa hastalığa yakalanma ihtimali var, ama genelde aşı nedeniyle hastalık hafif belirtilerle geçiriliyor. Aileler buna rağmen, “Aşıyı yaptırıyoruz çocuk hastalığı geçirmiyor, geçirse daha iyi değil mi? Aşıyı yaptırmayalım” diyorlar. Biz hekimler de ailelere, bunun doğru olamadığını, en iyi tedavinin hastalığa hiç yakalanmamak olduğunu anlatıyoruz.

kaynak:akillibebek.com

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı