Çocuklarda Bahar Nezlesine Dikkat
Kızımız Ceren yaklaşık 1 aydır sürekli rahatsızdı ve antibiyotik tedavisi görüyordu.Burun akıntısı,öksürük,kusma ve son olarakta ateşinin 39 a çıkması bizi epey endişelendirdi.Her hafta doktora götürüyordum ve yine antibiyotik ve öksürük şurubu veriyordu.baktıki bu tedavi sonuç vermiyor son olarak sabah akşam yaptırmak üzere iğne verdi...Şimdi çok daha iyi sadece biraz öksürük kaldı.Bunun en büyük nedeni de- şu anda biçok çocuğun sıkıntısını çektiği- baharın gelmesiyle artan alerjik hastalıklar...
Bununla ilgili yaptığım araştırmada rastladığım bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum.
"Bahar aylarının gelmesiyle birlikte, çocuklarda farklı etkenlere bağlı olarak
üst solunum yolu problemleri artabilimektedir. Bunlar arasında burun ile ilgili
yakınmalar ön sırayı alır. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, burunda kaşıntı en
sık görülen semptomlardır. Burundan geriye doğru olan akıntı sebebiyle bazen
uzun süren öksürükler de tabloya eşlik edebilir.
Bahar aylarında farklı
tipte virüsler (örneğin Rhinovirus, RSV, Influenza gibi) hastalık nedeni olarak
ortaya çıkabilirler. Bu virüsler daha çok solunan hava ve yakın temas ile
bulaştıklarından, yuvaya, okula giden ve kalabalık kapalı alanlarda zaman
geçiren çocukların etkilenme olasılığı daha fazladır.
Viral
enfeksiyonlara bağlı burun problemlerinde çocuk doktorunun önereceği burun
damlaları veya burun solüsyonları ile burun yollarını açık tutmak ve temizlemek
çok önemlidir. Çoğunlukla özel bir ilaç tedavisi gerekmeksizin yakınmalar
kendiğinden geçer. Bu dönemde sıvı alımının arttırılması gerekmektedir.
İçeriğinde değişik ilaç bileşenleri olan nezle – grip ilaçlarının rutin
kullanımı önerilmemektedir.
Çocuğun nezle – grip yakınmaları uzamışsa (3
günden fazla), öksürük ve yüksek ateş de tabloya eşlik ediyorsa mutlaka çocuk
hekimine başvurulmalıdır. Çocuklarda bahar nezlesi sık tekrarlıyor veya uzun
sürüyorsa allerjik kökenli olduğu düşünülebilir. Ailede allerjik hastalıklar
varsa, çocuklarda da bu problemlerin görülme sıklığı daha fazladır.Allerjik
nezle genellikle mevsim dönümlerinde, yani ilkbahar ve sonbahar aylarında daha
sık görülür. Çocuklarda şeffaf, uzun süren burun akıntısı, burun kaşıntısı veya
uzun süren burun tıkanıklığı mevcuttur.
Bu yakınmaların nedeni farklı
türde polenler olabildiği gibi, ısı ve nem oranındaki farklılıklar da olabilir.
Uzun süren yakınmalar nedeniyle günlük hayat kalitesi azalabilir, okul
performansı etkilenebilir. Bahar nezlesinin allerjik kökenli olduğundan şüphe
edilirse, çocuk doktoruna danışılarak, gerekli görülürse tetkik ve koruyucu
antiallerjik tedavi planlanabilir. "
alıntı: akillibebek.com
Gıdaların Renkleri Çocuğunuzun Hareketlerini Etkileyebilir
Çocukların severek tükettiği abur cuburlar renk ve şekilleri ile göz alırken aynı zamanda farklı tatları ve aromaları ile damak zevki için farklı alternatifler sunuyor. Çocukların yanı sıra zaman zaman yetişkinler tarafından dahi tercih edilen; cips, çikolata, şekerleme gibi gıdalar sanıldıkları kadar masum mu? Araştırmalar, gıdalardaki katkı maddelerinin küçük çocuklardaki hiperaktivite ve dikkat eksikliği gibi psikolojik bozukluklarda da rolü olabileceğini ortaya koyuyor.
Suadiye Memorial Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Oya Yüksek, “Gıdalardaki katkı maddelerinin çocuk gelişimindeki olumsuz etkileri” hakkında bilgi verdi.
Gıda Katkı Maddesi; tek başına gıda olarak tüketilmeyen veya gıda ham veya yardımcı maddesi olarak kullanılmayan, tek başına besleyici değeri olan veya olmayan, seçilen teknoloji gereği kullanılan işlem veya imalat sırasında kalıntı ve türevleri mamul maddede bulunabilen, gıdanın üretilmesi, tasnifi, işlenmesi, hazırlanması, ambalajlanması, taşınması, depolanması sırasında gıda maddesinin koku, tat, görünüş, yapı ve diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenmeyen değişikliklere engel olmak ve düzeltmek amacıyla kullanılmasına izin verilen maddelerdir.
E Kodu Nedir ?
Gıda katkı maddelerini tanımlamak ve herhangi bir karışıklığa yol açmamak için kullanılan Avrupa Birliği’nin (EC) simgesi olarak E harfi ve üç rakamlı sayıdan ibaret kodlardır. Avrupa Birliği tarafından her katkı maddesi için belirlenir. Doğal veya sentetik olsun gıda maddelerinde kullanılan ve katkı maddesi olarak tanımlanan tüm kimyasallar bu kodlama sisteminin içindedir.
Katkı Maddeleri Sınıfları Nedir?
Gıda katkı maddeleri işlevlerine göre şu şekilde sınıflanabilir: koruyucular, tatlandırıcılar, antioksidanlar, renklendiriciler, tatlandırıcılar, kekleşmeyi önleyiciler, stabilizerler, emülgatörler, taşıyıcılar, taşıyıcı solventler, asitler, asitliği düzenleyiciler, aroma arttırıcılar, emülsifiye edici tuzlar, hacim arttırıcılar, itici gazlar, jelleştiriciler, kabartıcılar, kıvam arttırıcılar, köpük oluşturucular, köpüklenmeyi önleyiciler, metal bağlayıcılar, modifiye nişastalar, nem tutucular, paketleme gazları, parlatıcılar, sertleştiriciler, stabilizörler, taşıyıcılar, topaklanmayı önleyiciler, un işlem maddeleri…
Renklendiricilere Dikkat!!!
İngiltere’de Southampton Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçları The Lancet medical journal’da yayınlanmış ve buna göre; renklendirici denilen boya katkı maddelerinin çocukların hiperaktivite veya ADHD (Attention Deficit Hyperactivity Disorder) davranışları üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği bildirilmiştir. Bu yüzden hiperaktif davranışlar sergileyen çocuklarda da bunları içeren gıda tüketiminde dikkatli olunması yönünde uyarılmıştır.
Çalışma sonunda; 8-9 yaş arası çocukların boya katkılarından olumsuz etkilendiği tespit edilmiştir.3 yaş grubunun ise sadece ilk karışımdan etkilendiği belirlenmiştir.
Renklendiriciler ve Bulunduğu Gıdalar
Renklendiriciler ;
- Sunset yellow ( E 110)
- Tartrazin ( E102)
- Karmoisine (E 122)
- Panceau (E 124)
- Quinoline ( E 104)
- Allura red ( E 129)
- Koruyucu : Sodyum Benzoat ( E 211)
Bulunduğu Gıdalar ;
Meyve ezmelerinde, boyalı gazlı içeceklerde, hazır pudinglerde, kek karışımlarında, toz kremalarda, çorbalarda, soslarda, dondurmalarda, tatlılarda, sakızlarda, jellerde, marmelâtlarda, meyveli yoğurtlarda, reçellerde, ketçap, mayonez, hardallarda ve gliserinli, limonlu ve ballı ürünlerle birlikte pek çok modern gıda maddesinde…
Unutulmamalıdır ki; çocuklardaki hiperaktivite; genetik faktörler, erken doğum (prematüre), çevresel, yetişme/yetiştirilme gibi birçok faktöre bağlıdır. Katkı maddeleri ise sadece etkenlerden biri olabilir. Bu yüzden mutlaka sağlıklı besin seçimlerinin çocuklara öğretilmesi gerekir. Özellikle hazır gıdaları olabildiğince az tutmak çocukların sağlığı açısından önem taşımaktadır.
Etiket Okuma Alışkanlığını Çocuğunuza Kazandırın!!!
Özellikle öncelikle anne babaların aldıkları gıdaların etiketlerini okuma alışkanlığı elde etmesi ve çocuklarına da bu alışkanlığı kazandırması gerekmektedir.
kaynak: akillibebek.com
Aşılar hakkında merak edilen 10 soru
Anne ve babalar çocuklarının doğumundan itibaren yapılacak aşılar hakkında
çeşitli sorular soruyor. Aşılamanın önemi konusunda yeterli bilinç oluşsa da
yanlış bilgilere sahip olunduğunu belirten Acıbadem Kocaeli Hastanesi Çocuk
Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Kaya, aşılar hakkında en çok merak edilen 10 soruyu
belirleyerek yanıtlarını açıkladı.
Anne ve babaların aşılar hakkında en
çok merak ettiği sorular ve yanıtları şöyle:
1- İçinde virüs ya da
bakteri bulunan aşılar zarar veriyor mu?
Aşıların canlı ve toksoid
olmak üzere başlıca iki türü bulunuyor. Canlı aşılarda zayıflatılmış olarak
bakteri veya virüs bulunuyor. Vücudun bağışıklık sistemi bu yarı canlı virüs ya
da bakteriyi yeniyor. Böylece o hastalığa karşı korunma sağlanmış oluyor. Vücuda
zarar vermiyor.
2- Aynı günde iki canlı aşı yaptırılabilir mi?
İki canlı aşı aynı günde yapılabildiği gibi farklı türde aşılar da
aynı günde yapılabilir. Aynı bölgeye yapmamak kaydıyla bir mahsuru yoktur. Hatta
karma aşı denilen bazı aşılar tek enjeksyonda uygulanmaktadır. Bu şekilde yan
etkide artma olmadığı gibi bağışıklıkta da azalma olmaz. Sadece aynı aşı tekrar
dozları arasına belirli bir süre koymak gerekir. Bu süre genelde 1-2 ay
kadardır.
3- Karma aşı hangi hastalıklardan koruyor?
Karma aşı denen aşı, difteri, tetanoz, boğmaca, çocuk felci
aşılarını kapsar. Uzun yıllardır başarı ile uygulanan bu aşı sayesinde bu 4
hastalıkta neredeyse hiç görülmüyor. Son yıllarda karma aşıyla birlikte artık
menejit aşısı da sağlık ocaklarında zorunlu olarak yapılıyor.
4-
Zatürre aşısı mutlaka yapılmalı mı?
Yaklaşık 8-10 yıl önce ülkemizde
uygulanmaya başlanan zatürre aşısı 2 yaş üstü ve bazı özel hastalar için
kullanılmaktaydı. Ancak son 2-3 yıldır artık 2 aylıktan itibaren yapılabilen
yeni bir zatürre aşısı kullanmaktayız. Bu aşı karma aşıyla birlikte
yapılabildiği gibi farklı zamanlarda da yapılabilmektedir. Sadece zatürre
hastalığından değil aynı zamanda bu bakteri ile oluşan orta kulak iltihabı ve
sünizitlerden de korumaktadır. Bu nedenle yapılmasında mutlak fayda vardır.
Ancak henüz zorunlu rutin aşılar arasında değildir.
5- Suçiçeği aşısı
zorunlu mu?
Su çiçeği aşısı da zorunlu aşılardan değil. 12 aylıktan
sonra yapılıyor. Su çiçeği hastalığı bazen iyileşme döneminde ciltte kalıcı skar
dediğimiz izlerden yapabildiği için yapılmasında fayda var. Aynı şekilde hepatit
A aşısı da zorunlu değil ve iki yaşından sonra yapılıyor. Ama bazı özel
durumlarda aşı 1 yaşından itibaren yapılabiliyor. Hepatit A genelde iyi seyirli
bir hastalık ama nadirde olsa kalıcı karaciğer hasarlarına yol açabileceğinden
aşının yapılmasında mutlak fayda var. Ancak her iki aşıda henüz zorunlu aşılar
grubunda değil.
6- İshal aşını yaptırmak yararlı mı, ne zaman
yapılmalı?
İsteğe bağlı yapılan ishal aşısı da çıktı. Yaz aylarında
ishal çocuklar açısından çok büyük sorun oluyor. Aşı sadece rota virüse karşı
koruma sağlıyor. Ama ishal vakalarının çoğu zaten rota virüslerle oluştuğundan
aşı iyi bir koruyuculuğa sahip. Altıncı aydan önce damla şeklinde iki doz
halinde yapılıyor. Ekonomik açıdan henüz çok kolay ulaşılabilir bir aşı
olmamakla birlikte faydalı olduğu tartışılmaz.
7- Aşılar çocuklarda
kısırlık yapıyor mu?
Özellikle bu konuda sorular soruluyor. Aşıların
hiçbiri kısırlık yapmıyor. Ailelerin endişelenmesine gerek yok.
8-
Yaptırdığımız aşıyı, aşı kampanyalarına katılıp tekrarlamak yararlı mı?
Aşının ne kadar çok tekrar dozu yapılırsa koruyuculuk da o kadar
uzun sürer. Aileler tüm aşılarını yaptırıp, Sağlık Bakanlığı kampanyalarına da
katılsalar fazla doz aşının bir zararı olmaz.
9- Komşunun çocuğunda
kızamık hastalığı var. Çocuğumuz da hastalansa daha iyi değil mi?
Bazı aileler, aşılama yerine, hazır salgın çıkmışken çocuklarına da
hastalığın bulaşmasını ve böylece hastalığı çocuklukta geçirip atlatmasının daha
iyi olacağını düşünüyor. Bu yanlış, çünkü her çocuk kızamığı çok hafif
geçirmiyor, çok ağır geçiren de var. Bu nedenle en doğrusu aşılanıp hasta
olmamaktır. Kızamık aşısını kızamıkçık ve kabakulakla birlikte üçlü aşı olarak
yaptırmakta fayda var. Çünkü kızamıkçık hastalığının gebelerde düşük yapma
tehlikesi var. Bu nedenle bu aşıyı 12'inci aydan sonra tek doz olarak kızamıkçık
ve kabakulakla kombine yapmakta büyük fayda var.
10- Aşı olduktan
sonra çocuğumuz hiç mi hastalanmayacak mı?
Bu söz konusu değil,
çünkü hiçbir aşı yüzde 100 korumuyor. Düşük bir olasılıkla da olsa hastalığa
yakalanma ihtimali var, ama genelde aşı nedeniyle hastalık hafif belirtilerle
geçiriliyor. Aileler buna rağmen, “Aşıyı yaptırıyoruz çocuk hastalığı
geçirmiyor, geçirse daha iyi değil mi? Aşıyı yaptırmayalım” diyorlar. Biz
hekimler de ailelere, bunun doğru olamadığını, en iyi tedavinin hastalığa hiç
yakalanmamak olduğunu anlatıyoruz.
kaynak:akillibebek.com
